Çalışma Hakkında
"Özgür Toplumun Değerleri" çalışmasını ortaya çıkarmak için 8 ay önce çalışmaya başlamıştık. Amacımız insanların özgürce yaşadıkları, dillerinden, inançlarından ya da inançsızlıklarından, düşüncelerinden dolayı baskı görmedikleri ve "fakirliği" değil "zenginliği" paylaştıkları bir toplumun değerlerinin neler olduğunu filozofların, saygın akademisyenlerin ve yazarların kaleminden, herkesin anlayacağı bir dil ile Türkiyeli insanlar ile buluşturmaktı.

Fikirlerin mermilerden daha güçlü olduğunu düşününce, fikirler dünyasındaki savaşı kazanmanın önemi daha iyi anlaşılabilir. Dönüşümler ya da onlara yol açan süreçler topla, füze ile, tank ile değil, fikirler ile ortaya çıkıyorlar. Kimi zaman fikirlerin yayılması için gerekli olan fotokopi ya da baskı makinası toplumsal dönüşümün en büyük silahı olabiliyor.

Ancak her zaman insanın daha iyi şartlarda özgürce yaşamasını olumlayan fikirler, savaşı kazanamayabilirler. En azından bir müddet kendi zamanlarının gelmesini bekleyebilirler. Atilla Yayla Fransız liberal filozof Frédéric Bastiat ile Alman komünist filozof Karl Marx arasındaki ilişkiyi buna örnek olarak veriyor. İkisi de 19. yüzyılda yaşamış olan bu filozoflardan Marx'ın fikirleri savaşı kazanmış (daha çok insanı etkilemiş) ve 20. yüzyılda Avrupa'ya egemen olmuştur. O nedenle 20. yüzyılın ilk yarısında ortaya çıkan Hitler'in (Almanya), Stalin'in (SSCB), Mussolini'nin (İtalya) ve Franco'nun (İspanya) 19. yüzyıl boyunca fikir dünyasına hakim olan pozitivist, Marksist, totaliter düşünceden etkilenmiş olduklarını söylemek çok da hakkaniyetsiz olmayacaktır.

Neyse ki kendisini kanıtlama şansı bulan bi'fikrin önünde hiçbir şey duramıyor.

21. yüzyıl, birey özgürlüğünü yok sayan, zenginliği değil fakirliği paylaştıran kolektivist-totaliter fikirlerin çağı değil. Toplumlar özgür ve zengin olmak istiyorlar. Onları esarete ve fakirliğe taşıyan fikirlere şüphe ile yaklaşıyorlar. O nedenle, belki kendi çağında çok tanınmamış olmasına rağmen her geçen gün daha fazla insana ulaşıyor Frédéric Bastiat.

Fikirler sadece günümüzde değil, tarihin birçok evresinde toplumların hayatında ciddi dönüşümlere neden oldular. Kralın hukuktan daha üstün olmadığının belgesi olan Magna Carta, 1215 yılında İngiltere'de imzalandığında güçlü bir fikrin sonucuydu.

Orta Çağı kapatan Rönesans, yeni bir düşünce tarzının sonucu idi. Rönesans, hükümdarlar ile din adamları altında bir hiç olan insanın yeniden keşfi idi.

Katolik Kilisesi'nin gücünü kıran, Avrupa'nın sekülerleşmesinin öncüsü olan Reformasyon Hareketleri de fikir savaşlarına dayanıyordu.

2. Dünya Savaşı'ndan sonra diktatörleri hayatından çıkartan, devletin gücünü birey lehine sürekli kısıtlayan, dünyanın göreceli olarak liberal değerlere en bağlı topraklarının zihinsel altyapısını oluşturan isimler John Locke, Voltaire, Adam Smith, Frédéric Bastiat, Ludwig von Mises gibi filozoflar idi.

"Değişimin Rüzgarı" 1991 yılında Rusya ve Balkanları kuşattığında değişimin ardındaki fikirler sağcı ya da solcu kolektivistlere değil, Frederic August von Hayek, Karl Popper, Ayn Rand gibi özgürlükçülere aitti.

Tüm bunlardan yola çıkarak toplumların hayatlarında fikirlerin tek belirleyici olduğunu iddia etmek değil amacımız. Sadece ifade etmek istiyoruz ki, oldukça farklı dinamiklerden etkilenen toplumların hayatlarında fikirler tahminimizin çok ötesinde sonuçlar doğurabilecek güce sahip olabilirler.

Ve yine belirtmek gerekiyor ki bu çalışmada yer alan düşünceler bir cennet vadetmiyorlar. Beşeri hayatın her noktasını kapsayan, büyük dünyalar vadeden düşünceler de değil onlar. Toplu ve hızlı değişimlere, şiddete, putlaştırmaya ve kutsallaştırmaya da yüz vermiyorlar.

Tüm bu fikirler daha özgür ve daha zengin bir hayat için hangi değerlere, ilkelere ve kurumlara ihtiyacımız olduğunu anlatıyorlar. Sadece insan olduğumuzdan dolayı doğuştan sahip olduğumuz haklarımız olduğunu söylüyorlar. Hiçbir siyasi ideoloji, din, kişi, ya da rejimin doğuştan sahip olduğumuz bu haklarımızı elimizden almaya hakkı olmadığını vurguluyorlar. Devlet ya da yöneticilerin de meşruiyetlerini bu haklarımızı koruma noktasında kazandıklarının altını çiziyorlar.

Kısacası, daha liberal bir toplumun temel değerlerini anlatıyorlar.

Volkan Ertit
Özgür Toplumun Değerleri Proje Koordinatörü

"Özgür Toplumun Değerleri" çalışmasında yer alan makalelerin yayım hakları her bir makale için o makaleyi yayımlayan yayınevine aittir.
Makalelerin kullanım hakları için yayınevleri ile iletişime geçmek gerekmektedir.

İletişim için iletisim@ozgurtoplumundegerleri.com adresini kullanabilirsiniz.
powered by tolgakurt